Sevdiğiniz birini kaybettiyseniz ve “bu acı ne zaman diner?” diye soruyorsanız, size net bir cevap vereyim: yasın sabit bir takvimi yoktur. Yas, bir hastalık değil; kaybın büyüklüğüne verilen doğal bir tepkidir. Zamanla acının şiddeti azalır, ama bu süreç haftalarla değil çoğu zaman aylarla ölçülür ve herkeste farklı ilerler.
Yas sürecinde neler yaşanır?
Yas tek bir duygudan ibaret değildir. Seanslarımda insanların çoğu, aynı gün içinde inkâr, öfke, suçluluk ve derin bir özlem arasında gidip geldiğini anlatır. Uyku düzeni bozulabilir, iştah değişebilir, dikkat dağılabilir. Bunların hepsi olağandır. Duygular dalgalar hâlinde gelir: bir gün iyi hissedersiniz, ertesi gün küçük bir hatıra sizi yeniden sarsar. Bu dalgalanma, geriye gitmek değildir; yasın normal seyridir.
Yas ne zaman “takılıp” kalır?
Bazı durumlarda süreç akmakta zorlanır. Aradan uzun zaman geçmesine rağmen günlük hayata dönmek imkânsız geliyorsa, kayıp gerçeğini kabul etmek hiç mümkün olmuyorsa ya da yoğun suçluluk kişiyi kendine kapatıyorsa, bu noktada profesyonel destek işe yarayabilir. Böyle durumlarda kanıta dayalı yöntemlerle çalışan bir uzmana danışmak, sürecin sağlıklı ilerlemesine eşlik eder.
Benim gözlemlediğim
Bağdat Caddesi’ndeki kliniğimde ve Anadolu Yakası’nda görüştüğüm danışanlarda şunu sık fark ediyorum: yas yaşayan kişiler çoğu zaman “artık üzülmemem gerekiyor” baskısıyla kendilerini zorluyor. Oysa acıya alan açmak, onu bastırmaktan daha iyileştiricidir. Yas, sevginin bittiği yer değil; sevginin yeni bir biçime kavuştuğu yerdir.
Ne zaman destek almalı?
Kaybın üzerinden aylar geçtiği hâlde işlevselliğiniz belirgin biçimde düşükse, kendinize zarar verme düşünceleri varsa ya da yalnız baş etmek giderek ağırlaşıyorsa, bir uzmanla konuşmayı ertelemeyin. Yardım istemek zayıflık değil, kendinize gösterdiğiniz şefkattir.
Berkay Ateş — Uzman Klinik Psikolog
📞 0531 668 50 64
📍 Bağdat Caddesi, Hasan Ali Yücel Sk. No:35 Kat:3 Daire:8, Kadıköy