Öfkeyi bastırmak mı daha sağlıklı, yoksa ifade etmek mi? Bu soruyu seanslarımda çok sık duyuyorum — ve verdiğim yanıt genellikle insanları şaşırtıyor: ikisi de tek başına yeterli değil.
Öfke Bastırıldığında Ne Olur?
Öfke, bir tehdit ya da haksızlık algılandığında ortaya çıkan doğal bir duygudur. Bastırıldığında yok olmaz; bedensel gerilim, uyku sorunları veya ani tepkiler olarak kendini gösterir. Uzun vadede kaygı ve depresif belirtilerle bağlantılı olduğunu gösteren araştırmalar mevcuttur.
Seanslarımda, “hiç sinirlenmeyen” diye tanımlanan kişilerin aslında öfkelerini fark etmekte güçlük çektiğini görüyorum. Duygu farkındalığı gelişmeden bastırma refleksi devam ediyor.
Öfkeyi “Dökmek” de Çözüm Değil
Öte yandan, öfkeyi olduğu gibi dışarı atmak — bağırmak, yüzleşmek, “patlamak” — de her zaman işe yaramaz. Araştırmalar, kontrolsüz öfke ifadesinin çoğu zaman gerginliği azaltmak yerine artırdığını ortaya koyuyor. İlişkilere verilen zarar da cabası.
Peki Ne Yapmalı?
Terapötik süreçte hedeflediğimiz şey öfkeyi tanımak, anlamak ve uygun biçimde iletmek. Bunun üç adımı var:
- Fark etmek: “Şu an öfkeliyim” diyebilmek. Bedende nerede hissediyorsunuz? Çene mi geriliyor, göğüs mü sıkışıyor?
- Duraksamak: Tepki vermeden önce kısa bir nefes alanı yaratmak. Bu, dürtüsel davranışı azaltır.
- İletmek: “Sen şunu yaptın” yerine “Ben şunu hissettim” dili. Bu ayrım, savunmacılık yerine anlayış açar.
Bu becerileri geliştirmek teorik bilgiyle değil, tekrarla olur. Kadıköy psikolog olarak çalıştığım seanslarımda bu süreci Bilişsel Davranışçı Terapi ve EMDR yöntemleriyle destekliyorum.
Ne Zaman Destek Almalısınız?
Öfkenizin ilişkilerinizi ya da iş hayatınızı olumsuz etkilediğini fark ediyorsanız, bu bir kırılganlık değil; değişime hazır olduğunuzun işareti. Bireysel terapide öfke yönetimi, ilişki örüntüleri ve duygusal düzenleme birlikte ele alınır.
📞 0531 668 50 64
📍 Bağdat Caddesi No:234 Kat:2, Caddebostan, Kadıköy
🗓️ İletişim formundan randevu alabilirsiniz.