Psikolog Berkay Ateş ile iyi olma halini yaşayın.

Her Şeyi Erteliyorum, Bu Tembellik mi? — Terapist Notu

Erteleme alışkanlığı, danışanlarımın en sık dile getirdiği ama en çok yanlış anladığı konulardan biri. “Ben çok tembelim” cümlesini seanslarımda neredeyse her hafta duyuyorum. Oysa erteleme, çoğu zaman tembellikle değil, içsel bir rahatsızlıkla başa çıkma çabasıyla ilgilidir.

Erteleme Neden Tembellik Değildir?

Bu soruyu sık alıyorum: “Yapmam gerektiğini biliyorum, istiyorum bile ama bir türlü başlayamıyorum, neden?” Tembel bir insan o işi hiç umursamaz. Erteleyen kişi ise tam tersine işi çok fazla önemser; başarısız olma, eleştirilme veya yetersiz hissetme korkusu o kadar büyür ki, kişi geçici bir rahatlama için görevi öteler.

Erteleme Aslında Bir Duygu Düzenleme Sorunudur

Klinik gözlemlerimde erteleme, çoğunlukla zaman yönetimi değil duygu yönetimi meselesi olarak karşıma çıkıyor. Yapılması gereken iş, kaygı veya sıkılma gibi rahatsız edici bir duygu uyandırıyor. Beyin de bu duygudan kaçmanın en hızlı yolunu seçiyor: telefonu eline almak, başka bir işe geçmek, “yarın yaparım” demek. Kısa vadede rahatlatan bu döngü, uzun vadede suçluluğu büyütüyor.

Mükemmeliyetçilik ve Erteleme İlişkisi

Danışanlarımın önemli bir kısmında ertelemenin altında mükemmeliyetçilik yatıyor. “Ya tam istediğim gibi olmazsa?” düşüncesi, işe hiç başlamamayı daha güvenli kılıyor. Çünkü başlamadığınız bir işte başarısız olamazsınız. Ne yazık ki bu da insanı bir kısırdöngünün içinde tutuyor.

Bir Danışanımın Hikayesi (Anonim)

Geçtiğimiz aylarda görüştüğüm bir danışanım, tez teslimini haftalarca ertelediği için kendini “iradesiz” olarak tanımlıyordu. Konuştukça fark ettik ki ertelediği şey aslında tezin kendisi değil, “yeterince iyi olmama” ihtimalinin uyandırdığı yoğun kaygıydı. Suçu iradesinde aramayı bırakıp bu kaygıyla çalışmaya başladığımızda, ilk somut adımı atması yalnızca birkaç seans aldı. Bu örnek tek başına genellenemez elbette; her sürecin kişiye özgü ilerlediğini hatırlatmak isterim.

Seanslarımda Üzerinde Çalıştığımız Yaklaşım

Erteleme ile çalışırken odağı “irade gücü”nden alıp duyguya çeviriyoruz. Önce kişinin işten kaçarken hangi duygudan kaçtığını birlikte fark ediyoruz. Sonra o duyguyla kalmayı, onu yargılamadan tanımayı deniyoruz. Kanıta dayalı yaklaşımlar, bu döngüyü kırmak için somut ve uygulanabilir adımlar sunuyor.

Çok Küçük Bir Adımla Başlamak

Beraber sık kullandığımız bir teknik: görevi gülünç derecede küçültmek. “Raporu bitir” yerine “dosyayı aç ve tek cümle yaz”. Eyleme geçmek motivasyonu beklemez; çoğu zaman motivasyon, başladıktan sonra gelir. Bu küçük başlangıçlar zamanla beynin “bu iş tehlikeli değil” öğrenmesini sağlıyor.

Eğer erteleme alışkanlığı işinizi, ilişkilerinizi ya da ruh halinizi belirgin biçimde etkiliyorsa, bunun üzerine bir profesyonelle çalışmak süreci kolaylaştırabilir. Kadıköy’deki danışanlarımla bu konuyu sıkça ele alıyoruz; Kadıköy psikolog desteği için bana ulaşabilir, dilerseniz Caddebostan psikolog randevusu oluşturabilirsiniz.

Bilgilendirme Notu: Bu yazı yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve profesyonel psikolojik destek yerine geçmez. Kişiye özel değerlendirme için bir uzmanla görüşmeniz önerilir.
Randevu ve İletişim
Uzman Klinik Psikolog Berkay Ateş
Bağdat Caddesi No:234 Kat:2, Caddebostan, Kadıköy / İstanbul
Telefon: 0531 668 50 64  |  randevu al

İlgili İçerikler

Yasal Bilgilendirme: Bu web sitesi yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve psikoloji hizmetleri hakkında genel bilgi sunmak için oluşturulmuştur. Site içeriği tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi niteliği taşımaz. Uzman Klinik Psikolog Berkay Ateş, Sağlık Meslek Hizmet Birimi kapsamında hizmet sunmaktadır.  |  Sıkça Sorulan Sorular  |  İletişim