Terapiye başlamayı düşünenlerin ya da ilk seansları öncesinde tedirginlik yaşayanların en sık dile getirdiği soru şu oluyor: “Peki ben terapide ne anlatacağım?” Konuşmaya nereden başlayacağını bilememek; aklındaki onlarca düşünce arasında “önemli olan” şeyi seçemiyor olmak; ya da seansın boş geçmesi kaygısı, çoğu danışanın paylaştığı bir endişedir. Bu yazıda, terapide ne anlatmanız gerektiğine dair gerçekçi ve sade bir cevap sunmaya çalışıyorum.
Kısa Cevap: Aklınıza Gelen Her Şeyi Anlatabilirsiniz
Terapinin işleyişi günlük hayattaki konuşmalardan farklıdır. Hazırlık yapmanız, “doğru konuyu” bulmanız ya da kendi anlattığınızı düzenlemeniz gerekmez. Aklınıza gelen, sizi rahatsız eden, üzen ya da yorulmuş hissettiren her şey terapide konuşulabilir. Bazen bir gün önceki bir tartışma, bazen yıllar öncesinden bir anı, bazen de o gün yolda hissettiğiniz bir his — hepsi terapinin içinde anlam kazanır. Aklınız boşaldığında bunu söylemek bile değerli bir başlangıçtır.
Daha Detaylı Açıklama
Terapide kendinizi bir “rapor sunan” pozisyonda hissetmenize gerek yok. Bir terapistin işi yalnızca dinlemek değil; sizinle birlikte düşünmektir. Bu nedenle anlatmaya nereden başlayacağınızı bilemediğinizde size yardımcı olacak birkaç fikir paylaşmak isterim:
1. Bugün nasıl hissettiğinizi söyleyin. Yorgunluk, sıkışmışlık, mutluluk, beklenti — duygu adı koyamasanız bile bedeninizde hissettiğinizi tarif etmek bile yeterlidir.
2. Sizi seansa getiren konuyu anlatın. İlişki problemi, iş kaygısı, uyuyamama, geçmişte kalan bir olay — bunlardan hangisi gündeminizdeyse oradan başlayabilirsiniz.
3. Anlatmakta zorlandığınızı ifade edin. “Bugün konuşmak zor geliyor” cümlesi bile başlı başına bir başlangıçtır ve genellikle altında zengin bir içerik vardır.
4. Düzenli bir hikâye kurmaya çalışmayın. Konuşma sırasında zihninizin doğal akışını bozmadan ilerlemek, çoğu zaman daha verimli bir seans getirir.
Aklınıza gelen her şeyin “terapiye uygun” olup olmadığını terapistinizin değerlendirmesine bırakabilirsiniz. Önemsiz görünen bir detay seansın en kritik anına dönüşebilir.
Anlatamadığım Şeyler de Olur mu?
Evet, sıklıkla olur. Bazen utanç, bazen suçluluk, bazen de “ne hissettiğimi tam olarak adlandıramıyorum” durumu kelimelerin önüne geçer. Bu da anlatılabilir bir şeydir. “Bunu anlatmak zorlanıyorum” demek bile bir kapı aralar. Terapinin amacı “her şeyi tek seansta dökmek” değil; süreç içinde güvenli bir ilişki içinde anlatabileceğiniz alan oluşturmaktır.
Berkay Ateş Bu Süreçte Nasıl Yardımcı Olur?
Kadıköy ve Bağdat Caddesi’ndeki kliniğimde danışanlarımla çalışırken, ilk seansların büyük bölümünü “anlatma kaygısı”nın hafifletilmesine ayırırım. Açılış kalıplarına bağlı kalmadan, sizin kendi tempo ve ritminizde konuşabilmeniz için alan açarım. Birlikte konuştukça, ilk başta dağınık görünen düşüncelerin nasıl belirli bir örüntüye bağlandığını fark edersiniz. Erenköy, Göztepe, Caddebostan ve Anadolu Yakası’nın diğer semtlerinden gelen danışanlarımla yıllardır sürdürdüğüm pratikte gözlemlediğim şudur: terapide ne anlatacağınızı bilemediğiniz an, çoğu zaman terapinin başlangıcı için en doğru andır.
Randevu ve İletişim
Terapi sürecini başlatmak ya da ilk seans öncesi soru sormak isterseniz benimle iletişime geçebilirsiniz. Yüz yüze ve online görüşme seçenekleri mevcuttur.
Uzman Klinik Psikolog Berkay Ateş
Caddebostan Mahallesi, Bağdat Caddesi No:234 Kat:2, Kadıköy / İstanbul 34728
Telefon: 0531 668 50 64