Psikolog Berkay Ateş ile iyi olma halini yaşayın.

Terapide Ağlamak Utanılacak Bir Şey mi? — Terapist Günlüğünden

Kısa Cevap: Hayır, Utanılacak Bir Şey Değil

Seanslarımda en sık aldığım sorulardan biri şu: “Terapide ağlamak utanılacak bir şey mi?” Pek çok danışan, ilk seansa gelmeden önce bu kaygıyı taşıyor. “Duygusal görünmek istemiyorum” diyenler, “kontrolü kaybetmekten korkuyorum” diyenler oluyor. Net cevabım şu: hayır, terapide ağlamak utanılacak bir şey değil — aksine sürecin çok doğal ve sık karşılaşılan bir parçasıdır.

Bağdat Caddesi’ndeki kliniğimde gördüğüm danışanların büyük bölümü, en az bir seansta gözyaşlarını paylaşıyor. Bunun nedeni basit: yıllarca bastırılan duygular, güvenli bir ortamda yüzeye çıktığında ifade arıyor.

Ağlamak Bir Zayıflık Değil, Bir Açılım

Psikoloji literatüründe duygusal ifadenin bastırılması; kaygı, depresyon ve psikosomatik şikayetlerle ilişkilendiriliyor. Tersine, güvenli bir ortamda duyguların adlandırılması ve dışavurulması iyileşmeye eşlik ediyor. Yani seansta dökülen birkaç damla gözyaşı, çoğu zaman bir kapı açılma anıdır.

Terapist Günlüğümden Bir Gözlem

Geçenlerde bir Kadıköy psikolog görüşmesinde, danışanım ilk üç seansta sürekli “iyiyim, sadece konuşmak istiyorum” diyerek mesafeli kaldı. Dördüncü seansta küçük bir çocukluk anısı geldi — bir akşam yemeği sahnesi. O an gözleri doldu ve “böyle olmak istemiyorum” dedi.

Ona şunu söyledim: “Burası tam da o duyguların yerini bulabileceği yer.” Seansın sonunda kendini yıllardır olmadığı kadar hafif hissettiğini anlattı. Bu gözyaşı, “zayıflık” değil, terapinin gerçek anlamda başladığı andı.

Neden Bu Kadar Sık Yaşanıyor?

Klinik gözlemim üç başlıkta toplanıyor:

  • Güvenli alan: Terapi odası, yargılanmadan kalınabilecek nadir mekânlardan biridir. Bu güven, duyguların serbestçe ifade edilmesini mümkün kılar.
  • İlk kez dile getirilen şeyler: Kelimeler duyguya dokununca tepki oluşur. Yıllarca “konuşulmamış” şeyler, dile gelince beden tepki verir.
  • Bedensel boşalma: Ağlamak parasempatik sinir sistemini devreye sokar, gerilimi azaltır. Bu yüzden seansın sonunda “rahatlama” hissi sık duyulur.

Peki Hiç Ağlamayanlar İçin Ne Demeli?

Bu da çok normaldir. Bazı danışanlarımla aylarca çalıştım ve seansta hiç ağlamadılar. Bu, sürecin işlemediği anlamına gelmez. Herkesin duygusal ifadesi farklıdır — bazısı kelimelerle, bazısı sessizlikle, bazısı mizahla çalışır. Süreçte önemli olan dürüstlüktür; ağlamak değil.

Bilgilendirme Notu: Bu yazı yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Tanı veya tedavi yerine geçmez. Sağlık sorununuz için lütfen bir uzmana danışın.

Ne Zaman Yardım Almalı?

Eğer “ağlamayı bıraktım, hiçbir şey hissetmiyorum” ya da tersine “her şeye ağlıyorum, kontrol edemiyorum” gibi cümleler size yakınsa, bir EMDR terapisi deneyimi olan klinik psikologla görüşmek faydalı olabilir. Bu iki uç da çoğu zaman bastırılmış duyguların ya da yorgun bir sinir sisteminin işaretidir. Hangi yöntemin size uygun olduğuna ilk değerlendirme seansında birlikte karar veriyoruz.

Randevu için:
📞 0531 668 50 64
📍 Bağdat Caddesi No:234 Kat:2, Caddebostan, Kadıköy
👉 Randevu Al — İletişim Formu

İlgili İçerikler

Yasal Bilgilendirme: Bu web sitesi yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve psikoloji hizmetleri hakkında genel bilgi sunmak için oluşturulmuştur. Site içeriği tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi niteliği taşımaz. Uzman Klinik Psikolog Berkay Ateş, Sağlık Meslek Hizmet Birimi kapsamında hizmet sunmaktadır.  |  Sıkça Sorulan Sorular  |  İletişim