Seansa gelen danışanlarımdan en sık duyduğum cümlelerden biri şudur: “Birbirimizi seviyoruz ama her şey tartışmaya dönüyor.” Bu soruyu çok sık aldığım için bugün kısaca açmak istedim.
Tartışmak İlişki İçin Tehlikeli Mi?
Kısa cevap: Hayır. Aslında hiç tartışmayan çiftler, çoğu zaman duygusal olarak birbirinden uzaklaşmış olabilir. Çünkü tartışma, taraflardan en az birinin hâlâ ilişkiye yatırım yaptığını gösterir. Önemli olan tartışmanın varlığı değil, biçimi.
Klinikte gözlemlediğim şu: Sağlıklı çiftlerde tartışmanın sonunda iki kişi de “anlaşıldım” hissini taşıyor. Sağlıksız çiftlerde ise tartışma, bir tarafın “kazanması” ile bitiyor — ama aslında ikisi de yorgun düşüyor.
Hangi Durum Olağan, Hangisi Endişe Verici?
Seanslarımda genelde şu ayrımı yapıyorum:
Olağan kabul edilebilir tartışmalar: Belirli bir konuya odaklanır (para, çocuk, ev işi gibi), konu kapanınca duygular da yatışır, birbirinizin değerine saldırılmaz ve sonrasında “tamam, bunu konuştuk” hissi kalır.
Sürekli tekrar eden, sağlıksız tartışmalar: Aynı konu farklı kıyafetlerle defalarca dönüyordur, eski olaylar her tartışmada yeniden açılır, “sen hep böylesin” gibi karakter atakları sıkça duyulur ve tartışmadan sonra günler boyu duygusal mesafe kalır.
İkinci grubu tarif ediyorsanız, bu yorulduğunuzun ve birlikte konuşmak için yapıya ihtiyacınız olduğunun işareti olabilir.
Sürekli Tartışan Çiftlere Önerdiğim 3 Şey
1. 24 saat kuralı: Çok yoğun bir konuyu, sinirli olduğunuz dakikalarda konuşmamayı deneyin. Bir gün ara verin, sonra yeniden açın. Beyin sakinleştiğinde aynı cümleler bambaşka çıkıyor.
2. “Ben dili” ile başlayın: “Sen şunu yapıyorsun…” yerine “Ben şunu hissediyorum…” daha az savunmaya yol açıyor. Bu küçük değişim çoğu çiftin tartışma süresini ciddi şekilde kısaltıyor.
3. Tartışmanın amacını netleştirin: Amaç haklı çıkmak mı, yoksa anlaşılmak mı? Eğer anlaşılmaksa, bunu tartışmanın başında yüksek sesle söylemek bile gerginliği belirgin biçimde düşürüyor.
İlişkide tartışmak olağandır; sürekli aynı duvara çarpmak değildir. “Değişen ne olursa olsun aynı sonu yaşıyoruz” diye düşünüyorsanız, dışarıdan bir gözün eşliği bu döngüyü kırmaya yardımcı olabilir. Bireysel destek ya da EMDR terapisi seanslarında, çiftlerin birbirine güvenli bir alan açabilmesi de zaman zaman çalıştığımız konular arasında yer alıyor. Hangi yöntemin sizin için uygun olduğunu görüşmemizde birlikte değerlendirebiliriz; bu konuda psikolog seçerken nelere dikkat edebileceğinize dair rehberim de yol gösterici olabilir.
Bağdat Caddesi No:234, Caddebostan / Kadıköy ofisinde yüz yüze ya da online görüşme planlayabilirsiniz.
📞 0531 668 50 64 | randevu al