Psikolog Berkay Ateş ile iyi olma halini yaşayın.

Mükemmeliyetçilik Bir Erdem mi Bir Tuzak mı? — Terapist Notu

Mükemmeliyetçilik, seanslarımda en sık konuştuğum konulardan biri. Pek çok danışan ilk başta bu özelliğini bir erdem gibi anlatır: “Ben sadece işimi iyi yapmak istiyorum.” Ama biraz daha derine indikçe ortaya çıkan tablo çoğu zaman farklıdır — sürekli yetersizlik hissi, bitmeyen bir iç eleştirmen sesi, küçük hataların gece uykularını kaçırması.

Sağlıklı Standart mı, Tükenmişlik Reçetesi mi?

Yıllar içinde yaptığım gözlemim şu: yüksek standartlara sahip olmak ile mükemmeliyetçilik aynı şey değildir. İkisi arasındaki farkı en net biçimde, kişinin bir hata yaptığında kendine söylediği cümleyle anlarım. Hata anındaki iç ses, çoğu zaman bütün örüntünün haritasını çıkarır.

“Bu işi daha iyi yapabilirdim” diyebilen kişi

Bu cümle sağlıklı bir öz değerlendirmenin işaretidir. Kişi hatayı görür, ders çıkarır, devam eder. Hata onun değerini sorgulatmaz; sadece bir sonraki davranışı şekillendirir.

“Ben hiçbir şeyi doğru yapamıyorum” diyen kişi

Burada artık mükemmeliyetçilikten değil, sıklıkla altında yatan derin bir yetersizlik şemasından söz ederiz. Tek bir hatayla ilgili düşünce, bütün benliği kapsayan bir yargıya dönüşür. Bu örüntü zamanla kaygı, erteleme ve tükenmişlik biçiminde kendini gösterir.

Mükemmeliyetçilik Aslında Neyi Korumaya Çalışır?

Seanslarımda fark ettiğim şey şu: mükemmeliyetçilik çoğu zaman bir savunma mekanizmasıdır. Çocukluk dönemindeki koşullu sevgi, eleştirel ebeveyn tutumu ya da sürekli kıyaslanma deneyimleri kişiyi şu denkleme götürür: “Sadece kusursuzsam sevilirim, kabul edilirim.” Bu denklem yetişkinlikte de sessizce çalışmaya devam eder.

Pratikte ne işe yaradığına bakarsak: kişiyi reddedilmekten korumaya, eleştiriyi savuşturmaya, içsel boşluk hissini kapatmaya çalışır. Kısa vadede işe yarar gibi görünür. Uzun vadede ise tükenmişlik, kronik erteleme ve sosyal kaygı için zemin hazırlar. Çünkü hatasız olmak imkânsızdır; sürekli hatasız görünmeye çalışmak ise kişiyi yorar, içsel huzursuzluğu büyütür.

Bir başka örüntü de şudur: mükemmeliyetçi danışanlarımın çoğu kendine karşı son derece sertken, başkalarına karşı oldukça anlayışlıdır. “Bir arkadaşıma asla böyle konuşmazdım” cümlesini sık duyarım. Bu çelişkiyi fark etmek, çoğu zaman değişimin başladığı kapıdır.

Ne Zaman Profesyonel Destek Almalı?

Şu durumlardan en az ikisi sizde varsa, bir psikologla bu süreci konuşmak işleri kolaylaştırabilir:

  • Küçük hatalar günlerce zihninizden çıkmıyor
  • “Yeterince iyi” hissedemediğiniz için işleri sürekli erteliyorsunuz
  • Başkalarının gözünde nasıl göründüğünüz uyku düzeninizi etkiliyor
  • Başardığınız şeyleri “şanstı” diye yorumluyorsunuz
  • Dinlenmek size suçluluk veriyor

Bağdat Caddesi’ndeki ofismde — yani Kadıköy psikolog olarak çalıştığım merkezde — mükemmeliyetçilikle ilgili seanslarda sıklıkla EMDR ve bilişsel davranışçı yaklaşımları birlikte kullanıyorum. Yöntemler hakkında daha fazla bilgi için EMDR terapisi sayfasını inceleyebilirsiniz. Amaç hatasız bir hayat dayatmak değil; “hata yapsam da değerliyim” cümlesini içselleştirebilmek.

Bilgilendirme Notu: Bu yazı yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tanı veya tedavi yerine geçmez. Psikolojik destek ihtiyacınız varsa lütfen bir ruh sağlığı uzmanına başvurun.
Randevu için: Uzman Klinik Psikolog Berkay Ateş
📍 Bağdat Caddesi No:234 Kat:2, Caddebostan, Kadıköy
📞 0531 668 50 64
📅 Randevu Al

İlgili İçerikler

Yasal Bilgilendirme: Bu web sitesi yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve psikoloji hizmetleri hakkında genel bilgi sunmak için oluşturulmuştur. Site içeriği tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi niteliği taşımaz. Uzman Klinik Psikolog Berkay Ateş, Sağlık Meslek Hizmet Birimi kapsamında hizmet sunmaktadır.  |  Sıkça Sorulan Sorular  |  İletişim