Psikolog Berkay Ateş ile iyi olma halini yaşayın.

Sürekli ‘İyiyim’ Diyorum Ama Aslında Değilim — Maskelemek Neden Yorucu?

Danışanlarımın birçoğu seansa geldiğinde benzer bir cümle kuruyor: “Çevremdeki herkese ‘iyiyim’ diyorum ama aslında çok yorgunum.” Bu durum o kadar yaygın ki, modern hayatın görünmez yükü diyebiliriz. Peki “iyiyim” maskesi neden bu kadar yorucu, ve bu kalıbı ne zaman ciddiye almalıyız?

Neden “İyiyim” Maskesi Takıyoruz?

Duyguları gizlemek bir tercih gibi görünür ama aslında öğrenilmiş bir savunma davranışıdır. Klinik deneyimimde fark ettiğim birkaç temel neden var.

Çocukluk Mesajları

Pek çok kişi büyürken “ağlama, güçlü ol” ya da “kimseyi yorma” gibi mesajlarla büyüyor. Bu mesajlar zamanla içselleşip “duygularım yüktür” inancına dönüşüyor. Yetişkin hayatımızda da otomatik olarak duyguları bastırmaya devam ediyoruz.

Sosyal Beklentiler

İş ortamında zayıf görünmek, ilişkide ihtiyaç sahibi gibi durmak, aile içinde “sorun çıkaran” olmak — bunların hepsi gerçek olmasa bile zihinde gerçek gibi yaşar. Sonuçta “iyiyim” demek, bu beklentilerden korunmak için kısa bir yol haline gelir.

Duygulara Yabancılaşmak

Bazen kişi gerçekten ne hissettiğini fark etmekten korkar. Çünkü farkındalık, eyleme geçmeyi gerektirebilir: bir ilişkiyi sorgulamak, bir karar vermek, bir ihtiyacı dile getirmek. “İyiyim” demek, bu zorlu yüzleşmeyi erteler.

Seanslarımdan Bir Gözlem

Bağdat Caddesi’ndeki kliniğimde sıklıkla şunu görüyorum: “iyiyim” diyen kişi aslında uzun süredir kendisine bile “iyi misin?” diye sormamıştır. İlk seans çoğu zaman bu küçük soruyu kendinize sorma alanı oluyor. Maskeyi indirmek bir zayıflık değil; aksine, profesyonel bir rehberlik altında çok değerli bir başlangıç noktası.

“İyiyim” Maskesi Ne Zaman Sorun Olur?

Herkes zaman zaman duygularını gizler; bu insanı insan yapan bir parçadır. Ama bazı işaretler dikkat etmeyi gerektirir.

İlk işaret, sürekli yorgunluk hissetmek. Duyguları bastırmak ciddi bilişsel enerji ister; gün sonunda bedeniniz tükendiğini bağırır. İkinci işaret, çevrenizdekilere yakın hissetmemek — sürekli rol yapan biri zamanla kendini yalnız hisseder. Üçüncü işaret, küçük olaylara orantısız tepkiler vermek. Bastırılan duygular bir süre sonra beklenmedik anlarda taşar.

Ne Yapabilirsiniz?

Klinik gözlemimde işe yaradığını gördüğüm üç adım var. Birincisi, gün içinde kendinize üç kez “şu an gerçekten ne hissediyorum?” diye sormak — yargılamadan. İkincisi, en az bir güvenli kişiye küçük gerçek cümleler kurmaya başlamak: “Bugün biraz yorgunum” gibi. Üçüncüsü, eğer maske haftalarca yerine oturmuş ve siz onu çıkaramıyorsanız, profesyonel bir destek almak.

Bir Kadıköy psikolog ile görüşmek, bu kalıpların kökenini keşfetmek için güvenli bir alan oluşturur. Bilişsel davranışçı terapi ya da EMDR terapisi gibi kanıta dayalı yöntemler bu süreçte size eşlik edebilir. Bir psikolog seçerken hangi soruları sorabileceğinizi düşünmeniz de faydalı olur.

Bilgilendirme Notu: Bu yazı yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Tanı veya tedavi yerine geçmez. Sağlık sorununuz için lütfen bir uzmana danışın.
Randevu İçin:
Telefon: 0531 668 50 64
Adres: Bağdat Caddesi No:234 Kat:2, Caddebostan, Kadıköy, İstanbul
İletişim formu →

İlgili İçerikler

Yasal Bilgilendirme: Bu web sitesi yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve psikoloji hizmetleri hakkında genel bilgi sunmak için oluşturulmuştur. Site içeriği tıbbi tavsiye, teşhis veya tedavi niteliği taşımaz. Uzman Klinik Psikolog Berkay Ateş, Sağlık Meslek Hizmet Birimi kapsamında hizmet sunmaktadır.  |  Sıkça Sorulan Sorular  |  İletişim