Yas, sevdiğimiz birini kaybettiğimizde yaşadığımız en doğal tepkidir. Seansa geldiğinizde sıkça duyduğum bir cümle var: “Aradan aylar geçti ama hâlâ toparlanamadım.” Bu cümleyi buraya taşımanız bile önemli bir adımdır.
Yas süreci neden bu kadar uzun sürüyor?
Çünkü yasın belirli bir takvimi yoktur. Her kayıp kendine özgüdür. Bağ ne kadar derinse, uyum süreci de o kadar zaman alır. Bu bir gerileme değil, sevginin doğal bir yankısıdır.
Yasın aşamaları herkes için aynı mı ilerler?
Hayır. İnkâr, öfke, pazarlık, hüzün ve kabul çizgisel ilerlemez. Bir gün iyi hissedersiniz, ertesi gün dibe vurursunuz. Benim gözlemlediğim kadarıyla bu dalgalanma normaldir. Kendinizi “yanlış yas tutuyorum” diye yargılamayın.
Yas kendini nasıl gösterir?
Yas yalnızca hüzün değildir. Uyku ve iştah değişebilir. Dikkatiniz dağılır, bedeniniz yorgun düşer. Bazen öfke, bazen suçluluk gelir. Tüm bunlar kaybın bedende ve zihinde bıraktığı izlerdir.
Ne zaman destek almalıyım?
Bazı işaretler destek almanın zamanı geldiğini gösterir. Aylardır günlük hayatınıza dönemiyorsanız, uyku ve iştahınız uzun süredir bozuksa, suçluluk ya da umutsuzluk sizi sarıyorsa yalnız taşımanıza gerek yok. Bu yükü paylaşmak bir zayıflık değildir.
Terapide yas süreci nasıl ele alınır?
Terapi, yası ortadan kaldırmaz; ona güvenli bir alan açar. Kanıta dayalı yöntemlerle, kaybettiğiniz kişiyle bağınızı korurken hayata yeniden tutunmanıza destek sunarım. Kadıköy’deki kliniğimde ve online görüşmelerde, Anadolu Yakası’nın farklı semtlerinden danışanlarla bu süreci birlikte yürütüyoruz.
Yas, unutmak değildir. Hatırlamayı acıtmadan taşıyabilmeyi öğrenmektir. Zaman ihtiyacınız kadar sizindir.
Uzman Klinik Psikolog
📍 Bağdat Caddesi, Hasan Ali Yücel Sk. No:35 Kat:3 Daire:8, Kadıköy
📞 0531 668 50 64