Aşırı özür dilemek, seanslarımda sık karşılaştığım ve çoğu zaman kişinin kendisinin de farkında olmadığı bir örüntüdür. “Özür dilerim, böyle bir şey sormam çok saçmaydı” ya da “Rahatsız ettiysem özür dilerim” gibi cümleler, bazen gerçek bir pişmanlıktan değil; çok daha derin bir ihtiyaçtan kaynaklanır.
Bu Soruyu Neden Bu Kadar Çok Alıyorum?
Danışanlarımın büyük bir kısmı, özür dilemeyi neredeyse refleks haline getirmiş bireyler. Sabah işe geç kalan bir iş arkadaşına yer açarken “özür dilerim” diyorlar, bir kafede yanlış sipariş gelince sanki hataları varmış gibi üzülüyorlar. Bu örüntüyü derinlemesine incelediğimizde, altında genellikle şu dinamikler yatıyor:
Onay İhtiyacı ve Bağlanma Biçimleri
Erken dönemde ebeveyn ya da bakım veren tarafından koşullu ilgi görmüş bireylerde sık karşılaşılan bir örüntü bu. “Yer kaplıyorum, sorun çıkarıyorum, sevilmemeyi hak ediyorum” gibi bilinçdışı inançlar, sürekli özür dilemeyi bir güvenlik stratejisine dönüştürür. Özür, “Buradayım ama size yük olmak istemiyorum” mesajının sembolik ifadesidir.
Kaygı ve Kontrol İhtiyacı
Özellikle sosyal kaygısı yüksek kişilerde aşırı özür dileme, belirsizliği azaltmaya yönelik bir davranış olarak ortaya çıkar. “Önceden özür dilersem, karşımdaki kızgın olmaz” düşüncesi, aslında gerçekleşmemiş bir suçlamaya karşı savunmaya geçmektir. Bu, zihinsel bir yorgunluğa yol açar; kişi sürekli “acaba neyi yanlış yaptım” sorusunu kendine sorar.
Utanç Temelli Benlik Algısı
Suçluluk “bir şey yaptım” derken utanç “bir şeyim” der. Aşırı özür dilemek çoğunlukla suçlulukla değil, utançla ilişkilidir. Kişi özür dilemez; kendi varlığını özür dileyerek meşrulaştırmaya çalışır. Bu ayrımı seanslarımda çok dikkatli ele alırım, çünkü terapötik süreçte kilit bir nokta.
Peki Bu Bir Sorun mu?
Her davranış gibi özür dilemek de bağlama göre anlam kazanır. Ancak şu belirtiler varsa, bu örüntünün altındaki ihtiyaçlara bakmak faydalı olabilir:
- Hata yapmadığınız durumlarda bile özür diliyorsanız
- Özür dilemediğinizde yoğun kaygı ya da suçluluk hissediyorsanız
- Hayır diyememe ile özür dilemek iç içe geçmişse
- Kendinizi ifade etmeden önce “özür dilerim ama…” diyerek başlıyorsanız
Ne Yapabilirsiniz?
Özür dilemek yerine “teşekkür ederim” kullanmayı denemek küçük ama dönüştürücü bir adımdır. “Geç kaldığım için özür dilerim” yerine “Beklediğin için teşekkür ederim” demek, hem ilişkiyi eşitler hem de kendinize olan bakışı değiştirir. Kadıköy’deki Sağlık Meslek Hizmet Birimimde çalıştığım bir Kadıköy psikolog olarak bu tür örüntüleri, bilişsel davranışçı terapi ve farkındalık temelli yaklaşımlarla ele alıyorum. Değişim mümkün — ve genellikle sandığınızdan çok daha hızlı gerçekleşiyor.
Uzman Klinik Psikolog Berkay Ateş — Bağdat Caddesi No:234 Kat:2, Caddebostan, Kadıköy
📞 0531 668 50 64 | İletişim formu ile randevu alın
Eğer bu örüntüyü kendinizde tanıdıysanız, bu farkındalığın kendisi zaten önemli bir adım. Bir Anadolu Yakası psikolog olarak, bu tür köklü örüntülerin terapide dönüştürülebildiğini her gün gözlemliyorum.