Sosyal kaygı, danışanlarımın çoğunun seansa ilk geldiğinde tarif ettiği ama çoğu zaman adını koyamadığı bir zorlanma biçimidir. “Toplantıda söz alacakken kalbim yerinden çıkacak gibi oluyor”, “Tanımadığım insanların yanında yüzümün kızardığını hissediyorum”, “Bir davete gitmeden günler önce endişelenmeye başlıyorum” — bu cümleleri sık duyuyorum. Peki sosyal ortamlarda hissedilen bu yoğun gerginlik nedir ve ne zaman destek almak gerekir?
Sosyal Kaygı Nedir, Utangaçlıktan Farkı Ne?
Sosyal kaygı, başkaları tarafından olumsuz değerlendirilme, eleştirilme ya da mahcup olma korkusunun günlük yaşamı zorlaştıracak düzeyde belirginleşmesidir. Herkes zaman zaman heyecanlanır; bu doğaldır. Ancak sosyal kaygıda korku, durumun gerçek riskiyle orantısız biçimde büyür ve kişi bu durumlardan kaçınmaya başlar.
Utangaçlık geçicidir, sosyal kaygı yaşamı daraltır
Utangaç biri yeni bir ortamda başta çekinse de zamanla rahatlar. Sosyal kaygıda ise kişi sunum yapmaktan, telefonla konuşmaktan ya da toplu ortamda yemek yemekten sürekli kaçınır. Bu kaçınma kısa vadede rahatlatır, uzun vadede kaygıyı besler.
Bedende neler olur?
Kızarma, terleme, ellerde titreme, sesin çatallanması, mide bulantısı ve “aklımın boşalması” en sık anlatılan belirtilerdir. Bu tepkiler bedenin alarm sistemidir; tehlikeli değildir, ancak kişiye çok rahatsız edici gelir.
Günlük hayatta neler yardımcı olabilir?
Kaçındığınız ortamlara birden değil, küçük adımlarla yaklaşmak kaygıyı azaltmanın en işe yarayan yollarından biridir. Örneğin doğrudan büyük bir sunum yerine, önce güvendiğiniz iki kişiye fikrinizi söylemekle başlayabilirsiniz. Nefes egzersizleri bedendeki alarm tepkisini yatıştırmaya yardımcı olur. Ayrıca “Herkes beni izliyor ve yargılıyor” gibi düşünceleri fark edip bunların ne kadar gerçekçi olduğunu sorgulamak, kaygının şiddetini gözle görülür biçimde düşürebilir. Bu adımlar bir başlangıçtır; kalıcı zorlanmalarda profesyonel destek süreci hızlandırır.
Ne Zaman Destek Almalı?
Kaygı iş, okul, arkadaşlık ya da romantik ilişkilerinizi kısıtlamaya başladıysa, fırsatları bu yüzden kaçırıyorsanız ya da sürekli kaçınma haliniz varsa profesyonel destek almanız yerinde olur. Seanslarımda bilişsel davranışçı terapi ve gerektiğinde EMDR terapisi gibi kanıta dayalı yöntemlerle çalışıyorum. Sosyal kaygının kökeninde geçmiş utanç ya da eleştiri yaşantıları varsa, bu anıların işlenmesi süreci belirgin biçimde kolaylaştırabiliyor.
Yüz yüze görüşmek isteyen danışanlarımı Kadıköy Bağdat Caddesi’ndeki ofisimde ağırlıyorum; Kadıköy psikolog desteği arayanlar ya da Anadolu Yakası psikolog arayışında olanlar için ulaşımı kolay bir konumdayım. Uzaktaki danışanlarla online olarak da çalışıyorum.
Uzman Klinik Psikolog Berkay Ateş
Bağdat Caddesi No:234 Kat:2, Caddebostan, Kadıköy / İstanbul
📞 0531 668 50 64 | Randevu al