Seanslarımda sık duyduğum bir cümle var: “Kalabalık bir ortama gireceğim zaman içim titriyor, herkesin beni yargıladığını düşünüyorum.” Toplantıda söz almak, yeni insanlarla tanışmak ya da bir kafede yüksek sesle konuşmak size zor geliyorsa, sosyal kaygıdan söz ediyor olabiliriz.
Sosyal kaygı nedir, utangaçlıktan farkı ne?
Sosyal kaygı, başkaları tarafından olumsuz değerlendirilme korkusunun günlük yaşamı kısıtlayacak düzeyde yoğun yaşanmasıdır. Utangaçlıkta kişi zorlansa da ortamda kalabilir; sosyal kaygıda ise çoğu zaman kaçınma başlar. Yüz kızarması, ses titremesi, terleme ve “rezil olacağım” düşüncesi en sık görülen belirtilerdir.
Sosyal ortamlarda ne yapabilirim?
İlk adım, dikkatinizi içinizdeki belirtilerden dışarıya, karşınızdaki kişiye ve konuşmanın içeriğine kaydırmaktır. Küçük ve ulaşılabilir hedefler koyun: önce bir soru sormak, sonra bir yorum eklemek gibi. Kaçındığınız ortamlara adım adım, kendi hızınızda geri dönmek kaygının zamanla azalmasına yardımcı olur.
Benim klinik gözlemim
Anadolu Yakası’ndaki danışanlarımda gördüğüm şu: sosyal kaygı çoğu zaman “yetersizim” inancıyla beslenir. Kişi bir hata yapmaktan değil, o hatanın kim olduğunu ele vereceğinden korkar. Bağdat Caddesi’nde bir buluşmayı günler öncesinden kaygıyla beklemek yorucudur. Kanıta dayalı yöntemlerle bu inançları birlikte ele alıp esnetebiliyoruz.
Ne zaman destek almalıyım?
Sosyal kaygı iş, okul veya ilişkilerinizi kısıtlıyor, sizi sevdiğiniz ortamlardan uzaklaştırıyorsa bir uzmandan destek almak süreci kolaylaştırır. Terapi bir garanti sunmaz; ancak kaygıyla baş etme becerilerini güçlendirmeye ve öz güveninizi yeniden inşa etmeye destek sunar.
Sosyal kaygıyı azaltmak için küçük adımlar
Değişim büyük atılımlarla değil, tekrarlanan küçük denemelerle gelir. Nefesinizi yavaşlatmak, konuşmadan önce zihninizde felaket senaryoları kurmak yerine “en kötü ne olur?” diye sormak ve o an gerçekten olanı gözlemlemek işe yarar. Bir ortamdan kaçtığınızda kaygı kısa sürede düşer ama bir sonraki sefere daha da güçlenir; kaldığınızda ise kaygının kendiliğinden azaldığını deneyimlersiniz. Bu deneyim, “baş edebilirim” inancını yavaşça besler.
Sık Sorulan Sorular
Sosyal kaygı geçer mi?
Sosyal kaygı, uygun destek ve düzenli çalışmayla belirgin biçimde hafifleyebilir. Amaç kaygıyı tümüyle yok etmek değil, onunla yaşamınızı kısıtlamadan baş edebilmektir.
İlaç kullanmam gerekir mi?
Bu, bir hekimin değerlendirmesine bağlıdır. Birçok kişi psikoterapi desteğiyle ilerleme kaydeder; gerektiğinde bir psikiyatr ile birlikte çalışılabilir.
Berkay Ateş — Uzman Klinik Psikolog
📞 0531 668 50 64
📍 Bağdat Caddesi, Hasan Ali Yücel Sk. No:35 Kat:3 Daire:8, Kadıköy
Yüz yüze ve online görüşme seçeneği mevcuttur.