Öfke bir kusur değil, doğal bir duygudur. Ama ifade biçimi kontrolden çıktığında geride pişmanlık bırakır. Bu yazıda öfkeyle sağlıklı bir ilişki kurmaya odaklanıyoruz.
Öfkemi neden kontrol edemiyorum?
Çoğu zaman kontrolden çıkan, öfkenin kendisi değil onu ifade etme biçimimizdir.
Seansa geldiğinizde sıkça duyduğum cümle şudur: “Bağırdım, sonra çok pişman oldum.” Bu döngü tanıdık gelebilir.
Öfke, altında yatan başka bir şeyin habercisidir. Genellikle incinmişlik, çaresizlik ya da görülmeme hissini taşır.
Benim gözlemlediğim şu: Öfkeyi bastıran kişi, bir süre sonra küçük bir kıvılcımla patlıyor. Bastırmak öfkeyi yok etmez; biriktirir.
Öfke anında ne yapabilirim?
Öfke yükseldiğinde bedeniniz sizden önce tepki verir. Nefesiniz hızlanır, kaslarınız gerilir.
İlk adım, o ana fark katmaktır. Tepki vermeden önce birkaç saniye durmak, döngüyü kırmanın başlangıcıdır.
Yavaş ve derin nefes almak bedeni sakinleştirir. Ortamdan kısa süreli uzaklaşmak da işe yarar.
Bu küçük duraklamalar sihir değildir. Ama tekrar tekrar denendiğinde, tepkiyle aranıza bir alan açar.
Klinik gözlemim
Bağdat Caddesi’ndeki kliniğimde öfkeyle gelen danışanların çoğu aslında yorgun ve yalnız hissediyor.
Öfke üzerine çalışırken altındaki ihtiyacı birlikte anlamaya çalışıyoruz. “Bu öfke bana neyi söylüyor?” sorusu çoğu zaman kapı açıyor.
Bilişsel davranışçı terapi gibi kanıta dayalı yöntemler bu süreçte fark edilir bir destek sunar. Amaç öfkeyi yok etmek değil, onunla sağlıklı bir ilişki kurmaktır.
Ne zaman destek almalı?
Öfkeniz ilişkilerinize, işinize ya da kendinize zarar veriyorsa bu bir uyarıdır.
Sonrasında gelen pişmanlık sürekli tekrar ediyorsa, yalnız başa çıkmak zorunda değilsiniz. Anadolu Yakası’nda yüz yüze ya da online olarak bu süreçte size eşlik edebilirim.
Uzman Klinik Psikolog
📍 Bağdat Caddesi, Hasan Ali Yücel Sk. No:35 Kat:3 Daire:8, Kadıköy
📞 0531 668 50 64