Geceleri uykuya dalamıyorum diyerek seanslarıma gelen danışan sayısı sandığınızdan çok daha fazla. Yatağa uzanıyorsunuz, beden yorgun ama zihin bir türlü durmuyor; gün içinde yaşananlar, yarının yapılacaklar ve “acaba bu gece de uyuyamaz mıyım?” düşüncesi peş peşe geçit töreni yapıyor. Bu yazıda kaygı ile uyku arasındaki bu kısır döngüyü ve seanslarımda sık paylaştığım birkaç çıkış noktasını anlatmak istiyorum.
Kaygı Uykuyu Neden Bozar?
Bu soruyu çok sık alıyorum. Kaygı, bedeni “tehlike var” moduna geçiren bir alarm sistemidir. Uykuya geçmek için sinir sisteminin yavaşlaması, gevşemesi gerekir; oysa kaygılı bir zihin tam tersini yapar. Kalp hızlanır, kaslar gerilir, düşünceler hızlanır. Yani aslında uyuyamadığınız için sorun yaşamazsınız; bedeniniz o an uykuya değil, tetikte olmaya hazırlanmıştır.
Uykusuzluk Korkusu Döngüyü Büyütür
Gözlemlediğim en yaygın kalıplardan biri şudur: Birkaç kötü geceden sonra kişi yatağa “bu gece de uyuyamayacağım” korkusuyla girer. Bu beklenti başlı başına bir kaygı kaynağına dönüşür ve uykuyu daha da uzaklaştırır. Yatak, dinlenme yeri olmaktan çıkıp endişeyle özdeşleşen bir alana dönüşür. Döngüyü besleyen çoğu zaman uykusuzluğun kendisi değil, ona dair korkudur.
Zihin Geceye “Mesai” Bırakır
Gün içinde sürekli meşgul olan, durmaya fırsat bulamayan kişiler için gece, zihnin nihayet konuşmaya başladığı andır. Bağdat Caddesi’ndeki ofisime gelen pek çok danışanımda bunu görüyorum: Gündüz bastırılan kaygı, sessizlik çökünce yüzeye çıkar. Bu yüzden mesele yalnızca “uyuyamamak” değil, gündüze sığmayan duyguların geceye taşmasıdır.
Bu Gece İçin Küçük Bir Başlangıç
Seanslarımda paylaştığım basit bir ilke var: Yatağa girdikten 20 dakika sonra hâlâ uyanıksanız, kalkıp loş bir ortamda sakin bir şey yapın ve uykunuz geldiğinde geri dönün. Amaç, yatağı yeniden uykuyla ilişkilendirmektir. Ayrıca zihninizdeki “yapılacaklar” listesini uyumadan önce bir kâğıda boşaltmak, geceye bırakılan mesaiyi azaltabilir. Bu adımlar herkese aynı ölçüde uymayabilir; kaygının kaynağına yönelik çalışmak için EMDR terapisi gibi kanıta dayalı yöntemler süreçte destek sunabilir.
Bedeni Geceye Hazırlamak
Uykudan birkaç saat önce ekran ışığını azaltmak, kafein alımını öğleden sonra sınırlamak ve her gün yaklaşık aynı saatte yatıp kalkmak, sinir sisteminin “artık gevşeyebilirsin” sinyalini almasını kolaylaştırır. Bunlar tek başına bir çözüm değildir; ancak kaygının bedendeki etkisini hafifletmeye yardımcı olan küçük ama tutarlı alışkanlıklardır. Uykuyu zorlamak yerine, uyku için uygun koşulları yaratmaya odaklanmak çoğu danışanım için fark yaratıyor.
Eğer uyku sorununuz haftalardır sürüyor ve gündelik yaşamınızı zorluyorsa, yalnız başa çıkmaya çalışmak zorunda değilsiniz. Kadıköy psikolog desteği için bir görüşme, bu döngüyü anlamlandırmanın iyi bir başlangıcı olabilir.
Uzman Klinik Psikolog Berkay Ateş
Bağdat Caddesi, Hasan Ali Yücel Sk. No:35 Kat:3 Daire:8 Caddebostan, Kadıköy / İstanbul
Telefon: 0531 668 50 64 |
Randevu Al